Başkanın Kaleminden

temelcolakDeğerli üyelerimiz,

Ankara Umum Hallaçlar ve Yorgancılar Odası Başkan' lığı görevini üstlendiğim günden bu güne, ben ve Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarım yoğun bir çalışma sürecinin içerisinde bulunmaktayız.  (Devamını Oku)

USD : 1.4994 / 1.5066EURO : 1.9241 / 1.9334
ANASAYFA
RESİMLER
YÖNETİM KURULU
HAKKIMIZDA
YORGANCILIĞIN TARİHÇESİ
ETKİNLİKLERİMİZ
BASIN HABERLERİ
5362 SAYILI KANUN
KAYIT İŞLEMLERİ
İŞYERİ AÇARKEN İSTENEN BELGELER
USTALIK-KALFALIK BELGESİ
İLETİŞİM
YORGANCILIK SANATI VE TARİHİ SÜREÇ Yazdır E-posta

Yorgan ve yorgan yapımıyla ilgili bilgileri yalnızca bir kültüre mal etmek doğru değildir. İnsanın gereksinimleri doğrultusunda ortaya çıkan bu örtü Eski Türklerde yerleşik yaşama geçtikten sonra kullanılır olmuştur.

  Prof. Dr. Bahaeddin ÖGEL, Türk Kültür Tarihine Giriş adlı kitabında Eski Türkler 'in pamuk bitkisinin olgunlaşıp, toplanmasından, pamuğun temizlenmesine, hallaç yayı ile atılıp yorgan, şilte, minder, arka yastığı yapımına kadar birçok konuda bilgi sahibi olduklarına değinmektedir. Yukarıda sayılan ev tekstillerinin yapımı için gerekli olan pamuk yün gibi malzemelerin atılıp kabartılmasında kullanılan hallaç yayı, Selçuk Çağı başlarında hem pamuğu, hem de yünü atıp kabartan bir alet olarak bilinmektedir. Harzemşahlar döneminde pamuk atan yayla ilgili bilgiler daha çoğalmış 'mamuk çapar yayı' sözü aslında 'pamuk döver yay' manasında kullanılmıştır. 'Pamuk atmak ve pamuk ditmek' , Anadolu 'da çok eskiden beri söylenen değişlerdir. Eski Mısır'da ki Memlük Devletinde 'hallaç' için 'Panbuk calici' ,'Hallaç yayı' için Selçuk Çağı başındaki Orta Asya Türklerinde 'yeteng' sözcüğü kullanılmaktadır.

            Yorgan sözlük karşılığı olarak yatakta örtünmek amacıyla kullanılan, içi pamuk, yün v.b. ile doldurulmuş geniş örtü anlamına gelmektedir. Günümüz insanının gereksinimleri açısından ürünün kullanım kolaylıkları göz önünde bulundurulduğunda yorganın yıkanabilirliğinden elektrikli ısıtıcı gövde ile kaplanmasına kadar imkânlar sağlaması amaçlanır. Bu yönleri ile kullanım cazibesine katılmamak mümkün değildir. Ancak, konu sağlık açısından ele alındığında pamuk yün gibi doğal hammaddelerle yapılan yorgan vazgeçilmez olacaktır. Dikişinde kullanılan pamuk veya yünün kalitesinden atılmasına, kullanılan kumaşından dikimine, kumaşa uygun motiflerin seçimine kadar incelik isteyen bu sanat Osmanlı İmparatorluğu döneminde Lonca adı verilen esnaf teşkilatının kontrol ündedir. Esnafın bağlı olduğu 'Esnaf Loncaları Ahilik Örgütlenmesinin bir uzantısıdır. XIII. Yüzyılda aşağı yukarı 1280 kurulan ve XX. Yüzyılın başlarına dek süre gelen Ahilik belli bir süre içinde, belli kuralları benimsemiş, tarihsel ve sosyo – ekonomik zorunlulukların ortaya çıkardığı bir esnaf birliğini ifade eder.

Yorgancı esnafı bu teşkilatın bir üyesidir. III. Murat tarafından 1 Haziran/19 Temmuz 1582 tarihleri arasında düzenlenen, kırkdokuz gün ve gece süren, sipahilerin ayaklanmasıyla son bulan sünnet şenliğinde 181 esnaf kuruluşunun III. Murat 'ın önünden geçişi 11 Haziranda başlamış, 6 Temmuz günü son bulmuştur. Bu sünnet şenliğini konu alan Sürname'de, sultanın önünde resmigeçit yapan esnaf alayları arasında yorgancı esnafını da yer aldığı ve yorgan yaparken tasvir edildiği görülmektedir. Geçit törenlerinde esnaf değişmeyen bir gelenekle alfabetik sıralamaya göre yer alır. Otağ-ı hümayun önünden geçerken kendi meslek alanıyla ilgili gösteriler yapar. Çeşitli vesilelerle düzenlenen esnaf geçit törenleri meslekleri yansıtan gösteriler, flamalar, kıyafetler, ve padişah önünde gösterdikleri hünerler literatürlerde kayıtlıdır. 181 esnaf kuruluşunun her birinin bir ya da birden fazla flaması bulunur. Flamalar o esnaf loncalarının simgeleri olup, halk tarafından tanınmasını kolaylaştırmaktadır. Hallaçların, yorgancıların, şilte yapımcılarının meslek grupları olarak ayrı flamaları vardır. 

 İktisat tarihi açısından olduğu kadar, kültür tarihi açısından da son derece önemli olan 1640 tarihli Narh Defteri 'nde yorgancı esnafının kullanımı için gerekli ham ve atılmış pamuğun, yüz olarak kullanılacak kumaşın özellikleri, yorgan yapımında kullanılacak pamuk miktarı, boyuna, astarına, kalitesine göre yorgan fiyatları belirtilmiştir.

Geleneklere göre yapılmış bir yorgan üç kattan oluşur. Birinci kat yorganın kullanılan kumaş cinsinden dolayı adının belirlendiği yüzüdür. Örn.: Saten, Atlas, Kadife, Yemeni, Basma vs. yorgan. Motifler bu yüz üzerinde özenli bir dikiş tekniği ile oluşturulur. Sanatkârın yeteneği doğrultusunda zengin desen koleksiyonları yorganın bu katının dekorasyonuna yöneliktir. Geometrik stilizasyona sahip olan dekoratif motif tek bir parça olan yorgan yüzünde dikişlerle elde edilir.

Yorganın ikinci katı pamuk ya da yün bulunan orta kattır. Hammadde tercihi iklim özelliğine göre değişebilir. Pamuğun sağlıklı bir hammadde olarak birçok kültürde tercih edildiği bilinmektedir. Kullanılan pamuğun özelliği yorganın kalitesini etkiler. 'Ülkemizde, Denizli'nin Çal ilçesinde yetiştirilen Yerli Koza pamuğu yorgan dikiminde tercih edilen pamuk türüdür. Kısa, kalın elyaflı bu pamuk sıcakta kabarır. Yorgan dikiminde kullanılan diğer bir pamuk cinsi Amerikan Akala pamuğudur. Uzun, ince elyafı Yerli Koza pamuğunun aksine sıcakta yatışır.

Yorganın en alt katta bulunan astar katı mitil adı verilen pamuklu bir kumaştan yapılır.
Yorgan dikişinde ilk adım astar ile yüzü içe gelecek şekilde yerleştirilen yorgan yüzünün dört bir yanından makine da dikilmesiyle başlar. Buna 'Peyim Dikimi' denir. Astarın ortasında, ek yerinde 1 metre kadar bırakılan yırtmaç daha ileride ki aşamalarda yorganın tersyüz edilmesini sağlayacaktır.

Peyim dikiminden sonra yorganın ters yüzünün üstüne hallaçla atılmış ya da makinede açılmış pamuk yerleştirilir. Kızılcık, nar ya da zeytin ağacından 100/120 cm uzunluğunda ince bir sopa yardımıyla pamuk eşit oranda yüzeye dağıtılır. Dört köşeden içe doğru kıvırıp, astar katında bırakılan bir metrelik açıklıktan yorgan tersyüz yapılır. Böylece pamuk tabakası yorgan yüzüyle astar arasına yerleşir.

Astarın ek yerindeki açıklık dikişle kapatılır. Buna ağız dikişi denir. Ara kata alınan pamuğun düzgün ve dengeli dağılımını sağlamak amacıyla ön ve arka yüzden sık aralıklarla sopalama işlemi yapılır.

Vuruş aralıklarının geniş olması elyafın kesilmesine sebep olacağından bu konuda hassas davranılması gerekir.

Dikiş için uygun yüzeyin hazırlanmasında öncelikle pamuğun kaymasını engellemek gerekir. Yorgan yüzü, pamuk ve astar teğel dikişiyle tespit edilir. Uzun kenarlardan 20 cm kadar içerden atılan teğel ile içte bir çerçeve oluşturulur. Yorgan astar yüzü içe gelecek şekilde uzunlamasına ortadan ikiye katlanır. Kenar dikişi 10 cm kadar içerden yapılır. 'Çubuk', 'Temel Çubuk', 'İrilemesi' gibi isimler alan bu dikiş yorganın dörtkenarında yeterli pamuğun bırakılmasını sağlar. Yorgan yüzünü süsleyecek motiflerin yüzeye düzgün bir şekilde yerleştirilmesi kenar çubuğunun düzgün dikilmesine bağlıdır. Yorgan kenarından 3 cm içeride dörtkenarı çerçeveleyen sık dikiş bulunur. Yorganın kenar pamuğunun kaymasını tamamen önlemek ve yorgan kenarını daha düzgün göstermek amacıyla yapılan bu dikişe 'Zırh', 'Ufaklama Dikişi' gibi adlar verilir. İçte teğellenen çerçeve içine dört çubuk dikişi yapılır. Yorganın model ağırlığına göre çubuk aralarında teğellenir. Pamukların kayması önleneceği gibi motiflerin çizileceği bir zemin elde edilmiş olur.
Yorgan yüzünün geometrik düzeni tebeşirlenmiş bir sicim, cetvel, pergel ve mukavva kalıplar yardımıyla oluşturulur. Geometrik plan içinde yerleştirilecek motifler tebeşirle yüzeyde tespit edilir. Motiflerin çiziminden sonra yorgan ters çevrilip sopalanarak tebeşir tozunun fazlası atılır. Teğel dikişleri sökülür.

Yorgan dikişi özen isteyen bir iştir. Dikiş esnasında her parmağın görevi vardır. Başparmak ve işaret parmağı iğneyi tutar. Orta parmak yüksüğü taşır. Yüzük parmağı yüksük parmağını destekler. Yüzük parmağı serçe parmağıyla birlikte ipliğe yön verir. Parmakların bu hareketi titiz bir dikiş içindir. Yorgan dikişi yorganın inceliğine ya da kalınlığına bağlı olarak büyür veya küçülür. Dikiş esnasında pamuğun kopartılmadan yüz ve astarla birlikte dikilmesi önemlidir. 'İzmir Dikişi' olarak bilinen ve üç katın birlikte dikilmesinin sağlandığı bu dikiş tarzı yorganın işlevselliğine uymaktadır. Sadece yüz ve astarın tutturulması ve pamuğun kopartılması halinde yüzeyde hava geçirgenliği meydana gelecek, yorganın koruyucu özelliği kaybolacaktır.

            Yorgan motifleri dikildikten sonra yorgan ön ve arka yüzden sopalanır. Bu işlem herhangi bir yerdeki kopmanın görünmesini sağlar. Yorgan, yüzünün işleniş şekline göre üç tip gösterir.

  1. Dekoratif motifin tek parça olan yorgan yüzünde dikişle belirlendiği normal yorgan.
  2. Yanyana dikilmiş çeşitli kumaşlarla meydana gelen motiflerin yorgan yüzünü oluşturan tek parça üzerine dikildiği kaplama yorgan.
Birbirine benzemeyen renk ve biçimdeki kumaşların önceden kesilip daha sonra birbirine dikişle eklenmesinden meydana gelen kırkpare yorgan. Daha çok birinci grubun örneklerinin yer aldığı yorgan sanatımıza gönül veren ustalar bugün yok denecek kadar azalmıştır. Oysa bugün hala pek çok ülkede geleneği olan yorgan sanatı eski geometrik konularının yanı sıra çağdaş yorgan sanatçılarının soyut resim izlenimciliğiyle betimledikleri konuları tıpkı bir resim gibi evin özel yaşamından sergi salonlarına taşımışlardır. Yüzyıllar boyunca kullanıla gelen bu örtü yarınki kuşaklara rengârenk kumaşları birbirine ekleyip oluşturarak da sürse, bir modülden hareketle meydana da gelse geleneksel tarzın izlerini taşıyacaktır.
 
SEO Rehberi